Amok Koşucusu Stefan Zweig Yorumu Özeti Konusu

Ana SayfaKitap YorumlarıModern Klasikler

Amok Koşucusu Stefan Zweig Yorumu Özeti Konusu

Amok Koşucusu Stefan Zweig Yorumu Özeti Konusu... Kitap 60 sayfalık öyküden oluşuyor. Delirmiş, cinnet halindeki doktor bir kadını saplantı haline getirir

Feniçka Kitap Konusu Özeti İncelemesi
Burun Gogol Kitap Özeti Konusu İncelemesi
Yürümek Henry David Thoreau Kitap Konusu İncelemesi

Amok Koşucusu Stefan Zweig Yorumu Özeti Konusu… Yazarın okuduğum en iyi öyküsü. Satranç, Olağanüstü Bir Gece, kitabı ile birlikte Zweig’ın en iyi öyküsü diyebilirim. Hatta içlerinde en etkileyicisi olsa gerek. Bu sıralar ülkemizde oldukça popüler yabancı yazarlar arasında. Özellikle telif konusunda kamuya ait olduğu için olsa gerek birçok yayın evi tarafından kitapları basılıyor. Ben İş Bankası Kültür Yayınlarını tercih ediyorum çünkü: kaliteli kağıt ve çok iyi kapak tasarımına sahipler.

Zweig öykülerinde yaşama dair insana dair halleri daha doğrusu “insan olmayı” çok iyi anlatıyor. Dünyada bütün canlılar arasında, edebiyat üreten, duygularını ve canlılığını yazan insandan başka bir tür yoktur. İnsan için ağır bir yük olsa gerek bu durum. Zweig işte bu insan olma hallerini güzelce yazıyor, her bir öuküsünde.

Amok Koşucusu Stefan Zweig Yorumu Özeti Konusu

1912 yılının Mart ayında Napoli limanında Oceania gemisi büyük bir kaza yapar. Anlatıcı bu cümlelerle başlar. Anlatıcımız Avrupa’ya geri dönmek için boş bir kamara arar ama her yer doludur. Şansına gemi ortasında oldukça kötü bir kamara düşer. Daracık, gürültülü, kirli bir kamara. Gemiye, kamaraya, yolculara ve bu üçüncü sınıf yolculuğa alışmaya çalışan anlatıcı, gemide tuhaf bir yabancıyla karşılaşır.

Stefan Zweig kitabı
Amok Koşucusu

Karanlıktan aydınlığa çıkmayan, gemide herkesten gizlenen yabancı bir doktordur. Almanya’dan Hindistan’a gelmiş ve burada doktorluk yapmaktadır. Başına gelen sırlı bir olayı anlatır. Bir gün kendisinden yardım isteyen, hamile bir kadın (başka birinden hamile kalır ve bu durumu kocasından saklamak için) kürtaj olmak ister.

Kadının buyurgan, kibirli ve hiç de kibar olmayan tavırları vardır. İşi rica ile halletmek yerine doktora adeta yukarıdan bakarak, bir tüccarla konuşur gibi bu işi yaparsa çok para vereceğini söyler. Kadın yüzünü, adresini kimliğini gizlemektedir. Doktor bu kibirli ve kendini aşağılayan kadına karşı birden bir hınç, bir öfke hisseder. Kadını peşine düşmeye karar verir. Anlamsızca dışarı çıkar ve kadının peşinden koşar.

Amok Koşucusu Ne Demektir?

🍭”Amok mu? Sanırım hatırlıyorum…. Mazlezyalılarda görünen bir tür sarhoşluk…” Bu sarhoşluktan daha fazla bir şey… Bu delilik, bir tür insan kudurası… Ölümcül, anlamsız bir sapıtmanın nasıl krize dönüşmesi hali, onu başka hiçbir alkol zehirlenmesi ile kıyaslanamazsınız. … Bir şekilde iklim ile ilgisi vardı, ani bir patlama noktasına gelinceye kadar sinirli üzerinde bir fırtına gibi baskı yaratan o boğucu yoğun atmosferle. Sonuç olarak Amok, evet Amok şöyle bir şey: biri Malezyalı son derece sade son derece iyiliksever bir insan içkisini içiyor…

Orada öylece oturuyor, duygusuz, umarsız, donuk. Tıpkı benim odamda oturduğum gibi. Ve bir de ayağı soruluyor hançerini kapıyor sokağa koşuyor. Dost doğru koşuyor, dosdoğru. Nereye olduğunu bilmeden. Yolda karşısına ne çıkarsa, insan, hayvan, hançer ile vurup yere seriyor ve kan sarhoşluğu onu daha da öfkeli indiriyor. Koşan adamın ağzından köpükler saçılıyor, delirmiş gibi olmuyor. Köydeki insanlar amok koşucusu nu hiçbir gücün dur duramayacağını bilirler. onun koşarak gelmekte olduğunu gördüklerinde herkes uyarmak için bağırırlar. Amok! Amok! Ve herkes kaçışır. Sayfa, 31

Amok Koşucusu bu saplantılı, hastalıklı delilik halinden intihar ederek kurtulmak ister. Amacına ulaşamamak diye bir şeyi kabullenemez, ölmek daha iyidir. İşte doktor da tabancası yanında olsa hem kendini hem de kadını öldürmek ister. Çünkü artık aklı başında değildir. Kendini aşağılanmış hissettiği gibi kadından da hoşlanmış, cinsi bir haz almıştır. Kadının peşinden deli gibi koşar, evinin etrafında dolaşır, tehditler savurur durur. Doktor, artık saplantı haline getirdiği kadın ve kadının sırrı karşısında, bütün düşüncelerini, sağduyusunu hatta insanlığını yitirmiştir. Sonunda kadın ölür, doktor cenazenin peşinden gemiye biner… 

Amok Koşucusu Stefan Zweig Yorumu Özeti Konusu
Amok Koşucusu

Amok Koşucusu Ana Teması, Anlatmak İstediği

Amok koşucusu öfkesine ve gururuna yenik düşerek kadına yardım etmeyi reddedip, daha sonra içine düştüğü psikolojik çıkmaz ile birlikte kadına yardım etme arzusuyla deliren doktorun öyküsüdür. Doktor artık bir Amok’tur. Belki de bizler de öfkelerimiz, gururumuz daha sonra da yaşadığımız pişmanlıklarla kendi Amok’umuzun esiriyiz. Yaşadığımız pişmanlıklar, saplantılar, çaresizlikler ve inatlar bizi bazen biz olmaktan çıkarır.

Bazen aşırı hassas davranışlarımız da biri Amok Koşucusu haline getirebilir. Sonunda intihar olan bu delilik halinde , doktoru artık hiç bir şey tatmin etmez ve edemez de artık sadece hedefi vardır. Başarısızlık zaten ölüm demektir. Saplantılar belki de yaşamın ana nedeni haline gelince, ulaşılamayan hedef yaşamı da anlamsız hale getirir.

Okuması gereken Zweig kitaplarından. Akıcı, etkileyici bir öykü…

Yorumlar

WORDPRESS: 0