Bilinmeyen Adanın Öyküsü Kitap Özeti İncelemesi

Ana SayfaKitap Yorumları

Bilinmeyen Adanın Öyküsü Kitap Özeti İncelemesi

Körlük, Görmek kitapları ile de tanına 1998 Nobel Edebiyat Ödüllü, Jose Saramago'nun insanın kendisini bulmasına dair öyküsü

Altıncı Koğuş İncelemesi Kitap Yorumu Özeti
Kuyu ve Sarkaç Edgar Allan Poe Konusu Özeti
Hayat Bir Rüyadır Kitap İncelemesi Özeti

Bilinmeyen Adanın Öyküsü Kitap Özeti İncelemesi. Jose Saramago’nun öyküsüdür. Yazar Körlük ve Görmek adlı kitapları ile de tanınıyor. Körlük beyazperdeye uyarlanmıştı. 1998 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Saramago, Portekizlidir, 1922 yılında doğan yazar Baltasar ile Bilmunda adlı romanıyla adını duyurmuş. Daha önce Körlük kitabının özetini ve incelemesini burada yapmıştım. Bu kitaptaki öyküye eşlik eden çizimler konuyu adeta canlandırıyor. Bir oturuşta okunacak, çocuk kitabı tadında ama bana göre çok ince anlamlar içeren bir kitap. Ayaklarımı uzatıp, içecek bir şeyler eşliğinde okuduğum kitabı beğendim.

Kitaplar bilgeliktir, barış ve huzuru getirir. Bilgi ve aydınlık kişisel ve toplumsal huzurun tek sağlayıcısıdır. Yukarıdaki düğmelerden ve site menüsünden yüzlerce kitaba ulaşabilirsiniz. Yazar olmak ister misiniz kırmızı düğmeye dokunun.

Bilinmeyen Adanın Öyküsü Kitap Özeti İncelemesi
Bilinmeyen Adanın Öyküsü

Bilinmeyen Adanın Öyküsü Kitap Özeti Konusu

Bir adam kralın kapısını istek kapısından çalmış. Sarayın daha yüzlerce kapısı varmış. Ama kral daha çok armağanların verildiği kapıda dururmuş. İstekler kapısı ile ilgilenmek ise yardımcılarının işiymiş. En yukarıdaki devlet görevlisine giden yardım talebine geri dönüş yapılabilmesi için herkes kendi altına emir verirmiş. Kapıyı en son temizlikçi açarmış.

Bir gün garip bir adam kralla görüşmek istediğini ve isteğini sadece ona söyleyebileceğini hizmetçiye bildirir. O da görev ve makam hiyerarşisine göre krala en yakın katibe kadar bu durumu bildirir. Adam olumsuz cevap alır. Kralla görüşmek için hediyelerin verildiği kapıya gitmek gereklidir. Adam bir battaniyeye sarılıp kapının önünde yatınca kral mecbur gelmek zorunda kalır.

Adam kraldan bir gemi ister. Gemiyle bilinmeyen adayı keşfedecektir. Kral itiraz eder: bütün adalar zaten keşfedilmiştir. Bu gereksiz bir iştir. Adamın karşısında dayanamayan kral, bu kapıda geçirdiği her dakikada hediyeler kapısındaki hediyeleri kaçırdığını düşünerek “tamam” der. Adama bir kartvizit yazar ve adamı tersaneye yollar. Adamın peşine kapıyı açan hizmetçi de düşer. O da işinden bıkmış yeni maceralar arıyordur. 

Ana Teması

Bilinmeyen Adanın Öyküsü bize der ki: bilinmeyen aslında bizim içimizdedir. Bazen kendimizi hatta en yakınımızdakini bile göremeyiz. Bazen aradığımız uzaklarda değildir. Bazen de bilinmez aslında kendimiz oluruz, bilinmez içimizdedir. Bilinmezi aramaya çıktığımızda kendimizi aramış oluruz. Bilinmez Ada adını alan gemi de aslında kendisini aramaya çıkmıştır.

🍭 “Bilmiyor musun ki kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin…” Sayfa 36

Yorumlar

WORDPRESS: 0