Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Özet İnceleme

Ana SayfaKitap YorumlarıModern Klasikler

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Özet İnceleme

Olayları değerlednirirken hep en yıkıcı olanı en acımasız olanı seçeriz. Ama bazen gerçek çok farklıdır.

Anna Karenina İncelemesi Kitap Özeti Konusu
Madame (Madam) Bovary Konusu Özeti İncelemesi
Değişen Kafalar Bir Hint Efsanesi Kitap Özeti İncelemesi

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Özet İnceleme. Bir Stefan Zweig kitabı daha. İnsan duygularını bu kadar iyi tarif eden bir yazarın önünde saygıyla eğilmek gerekli. Psikolojik çıkarımları, değerlendirmeleri ile her öyküsünde, uzun öyküsünde insanı kurduğu cümlelerin esiri eden bir yazar. Türkiye’de çok sevilen ve çok okunan bir yazar. Kitapların kısa öyküler içermesinin de etkisi var. Ama her şeyden önemlisi yazarın insan ruhunun derinliklerine inebbilmesi. Etkileyici, canlı, can evinden vuran ifadeler kullanması da önemli. Kadın erkek ilişkisi, aşk, başlılık, terk etme, aldatma gibi etiketlerde kitabı inceleyebiliriz. Bilindik Zweig üslubu. Zaten yazarın diline alışkın olanlar kitabı bir oturuşta bile bitrebilirler. 80 sayfalık bir kitap.

Kitap okumak özgürlüktür, aydınlıktır. Daha fazla kitap için buraya dokunun.

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Özet İnceleme

Dtefan Zweig Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Özet İnceleme

Her şey bir otelde başlar. Anlatıcı Riviera’da kaldığı küçük bir otelde başından geçen bir olayı anlatır. Monte Carlo’da gününü kumar oynayarak geçiren otel sakinleri Henriette adlı kadının kocasını terketmesi ile çalkalanır. Kadın hakkında herkes kötü sözler söyler. Ama Mrs. C. kadını savunur. Anlatıcı da erkek olarak kadını savunur. Bir kadının böyle bir şey yaptığı için kötü bir kadın olamayacağını söhler. Belki de kadını anlamadan, duygularını hissetmeden hemen yargılaşmışlardır. Mrs. C. bu genç adamın bu düşüncesini çok beğenir.

65 yaşındaki kadın bir akşam genç adamı odasına davet ederek. 24 yıl önce yirmi dört satte başından geçen bir olayı anlatır. Kumar masasında her şeyini kaybetmiş ve intihar edecek duurma gelmiş bir genç adamı intihardan kurtarıp yaşama dönmesiin sağlar. Ama genç adam henüz 24 yaşında olmasına rağmen kumar huyundan vazgeçmez. Mrs. C. genç için her şeyini vermeye razıdır, evini çocuklarını terketmeye bile razıdır. Ama adam onu görmez tek derdi kumardır, kadının kadınlığını, ona bakan ateşli gözlerini göremez. Sonunda kadını yanından kovar. Mrs. C. çok etkileyici öyküsünü anlatır.

Kitap İncelemem ve Yorumum

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Özet İnceleme

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat

İnsnaları yargılamadan önce iç dünyalarına ve yaşadıklarına bir bakmamız gerekir. Oysa içinde yaşadığımız dünya önyargılarla doludur. Mrs. C. 24 yıl önceyaşadığı bir günlük macerasını anlatır. İçinde acıma, aşk, tutku, nefret olan öyküsünde tek gerçek onun içindeki aşktır. O artık olduğu eşki kişi değildir. O nedenle onu eski hali ile eski kişiliği ile yargılayamazlar. Henriette belki de Mrs. C. gibi çok saf duygularla birine kapılmıştır. İhanet etmek için, sırf terk etmek için değil artık yeni biri olduğu için terketmiştir. O kötü, adi bir kadın değildir. Olayları değerlednirirken hep en yıkıcı olanı en acımasız olanı seçeriz. Genç adam Mrs. C.’yi bir kadın olarak görmemiştir.

Oysa kadın genç adamın bir sözüyle sonsuzadek onun yanında kalacaktır. Evini, ailesini her şeyi terkedecektir. Genç adam ise sadece kumarı, dah açok kazanmayı ister. İflah olmaz bir kumar müptelesıdır. Oysa C. ona âşık olmuştur. İster istemez, elinde olmadan âşık olmuştur. En sonunda genç adamı kumar masasında bırakıp evine geri döner. Bu yirmi dört saatlik macera onun yaşamında büyük yer tutar. Bu sırrı kimseyle paylaşmaz taki oteldeki olaya kadar. Bu olay biraz kendini anlatır.

Kısa bir alıntı ile bu yayını bitiriyorum.

“Orada öylece hiç kımıldamadan, boşanan yağmurun altında oturuyordu, ayağa kalkıp birkaç adım ötedeki saçağın altına gidemeyecek kadar, kendi bedenini, kendi canını umursamayacak kadar yorgundu. Hiçbir heykeltıraş, hiçbir şair, ne Michelangelo ne de Dante umutsuzluğun son noktasını, yeryüzünün son felaketini, kendini yağmurun şiddetine bırakmış, korunmak için tek bir hareket yapamayacak kadar yorgun ve bitkin olan bu canlı gibi insanın içine işleyecek kadar etkileyici bir şekilde tasvir edememiştir.”

Sayfa Sayısı: 80 Okuma Süresi: 4 saat Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Yorumlar

WORDPRESS: 0
error: İçerik Koruması